Kripto paraların en önemli özelliklerinden ikisi bir merkezi
yapıya sahip olmaması ve bütün işlemlerin herkes tarafından
görülebilir olması.

  • Kripto paranızın kontrolünün sizde olmasına dikkat edin.
    Güvenilir kripto para borsaları mevcut olsa da, hiçbir zaman
    kripto borsalarına tamamen güvenmemelisiniz. Örneğin, 2019 Ocak
    ayında saldırıya uğrayan Yeni Zelanda Bitcoin borsasının
    kaybının 16 milyon dolar değerinde Ethereum ve ERC20 token
    olduğu ortaya çıktı. Bazı kripto para borsaları neredeyse her
    hafta bir siber saldırıya uğruyor. Bu yüzden, kripto paranızın
    kontrolüne sahip olduğunuzdan emin olun.
  • Hardware bir cüzdan edinin. Kripto paranızı bu hardware
    cüzdan ile saklayın.
  • Herhangi bir kripto para borsasına girmeden ve para
    yatırmadan önce o platform hakkında çok iyi araştırma yapın.
  • Private key adı verilen özel anahtarınızı bilgisayarınızda
    privatekey adı altında bir dosyada tutmaktan kaçının. Mümkünse
    bir kağıt parçasının üstüne yazıp, güvenli bir yere koyun. 2017
    yılında France 2 kanalı üzerinden bulanık bir şekilde verilen
    QR kodu ve anahtarı çözebilen izleyiciye 1000 Dolar değerinde
    Bitcoin teklif edildi ve bu gerçekten başarıldı. Michel Sassano
    ve Clement Storck adında iki kişi bulanıklaşmış QR kodunu ve
    özel anahtarı gerçek anlamda ‘’hacklemeyi’’ başardı ve 1000
    doların sahibi oldu. Anahtarlarınızı aynı zamanda birden fazla
    yerde de saklamayı düşünebilirsiniz. Çevrimiçi olarak saklamaya
    karar verseniz bile, kesinlikle özel anahtarınızı e-posta ya da
    mesaj ile kendinize gönderip kaydetmeyin.
  • Kripto
    işlemlerinizi gizlilik ve güven içinde gerçekleştirmek için
    VPN
    kullanmakta bir opsiyon. VPN kullandığınızda bütün
    internet trafiğiniz sizin için oluşturulan sanal özel bir ağ
    üzerinden seyahat eder. Bu sanal özel ağ, üçüncü partiler
    tarafından kontrol edilemez, takip edilemez ve kaydedilemez.
    Bu ağ içinde seyahat eden bütün veriler şifrelenir.
  • Klasik bankacılık işlemlerinde olduğu gibi, kripto para söz
    konusu olduğunda da kötü niyetli bilgisayar korsanları, hassas
    bilgilere ulaşabilmek ve hesaplardan para çalabilmek için her
    an sistemin zayıf noktalarını arıyorlar. Bunu e-posta ile
    gönderilen ve e-dolandırıcılık kapsamına giren yöntemlerle
    yapıyorlar. Phishing adı verilen e-dolandırıcılık ile kötü
    niyetli bilgisayar korsanları, e-posta üzerinden resmi bir
    kurum olarak davranıp e-posta alıcısının ekteki dosyayı
    indirmesini veya linke tıklamasını istiyor. Bu tip dosyalar ya
    da linkler, kullanıcıların ya bilgilerini çalıyor ya da
    ransomware adı verilen fidye yazılımını e-posta alıcısının
    bilgisayarına sızdırarak bireyden para alana kadar
    bilgisayarını kullanmasına izin vermiyor. Hatta, bu parayı
    yatırması için bireye sınırlı bir süre veriyor ve bu süre
    bittiğinde bilgisayardaki bütün verileri ve bilgileri siliyor
    ve bilgisayarı kullanılmaz hale getiriyor. Bu yüzden, e-posta
    gönderenin şüpheli olduğunu veya birini ya da bir kurumu taklit
    ettiğiniz durumlarda kesinlikle o e-postada bulunan linki
    tıklamayın ya da dosya ekini indirmeyin. Facebook gibi sosyal
    medya platformlarında dahi arkadaşlarınızdan gelen dosya
    eklerini açmadan önce dosyanın ne içerdiğini sormanızda fayda
    var.
  • Kripto alışverişi yapmak için kullandığınız web sitelerin
    SSL adı verilen Güvenli Soket Katmanı
    sertifikasına sahip olduğundan emin olun. Bunu sitenin HTTPS
    olup olmadığına bakarak kontrol edebilirsiniz. HTTP olan web
    siteler bu sertifikaya sahip değildir ve bu web siteler
    üzerinden gerçekleştirdiğiniz işlemler, parolalarınız
    şifrelenmez ve ele geçirilebilir.
  • ICO (Initial Crypto Offering) süreçlerine girmeden ve de
    yatırım gerçekleştirmeden önce o kripto paranın arkasındaki
    takımı, kimler olduklarını, güvenilir olup olmadıklarını,
    sosyal medya hesapları olup olmadığını, projeleri hakkında
    makaleleri olup olmadığını kontrol edin. Varsa whitepaper adı
    verilen sunum belgelerini okuyun, yoksa zaten bu kötü bir
    işarettir.
  • FOMO,
    yani Fear of Missing Out (Kaçırma Korkusu) ile ani alımlar ya
    da satışlar yapmayın. Sosyal medya üzerinden ya da bir
    arkadaşınızdan bir kripto paranın değer olarak ciddi bir
    artış yaşayacağı hakkında söylentiler duyabilirsiniz. Bu
    fırsatı kaçırma korkusuna yenik düşüp, bilmediğiniz bir
    kripto paraya yatırım yapmadan önce araştırmanızı yapın ve
    unutmayın ki her yükselişin bir düşüşü vardır. Ani
    yükselişler genel olarak ani düşüşlerin habercisidir.

CoinMan tarafından yayımlandı

Blockchain dünyasında kripto paraların ve değişen yeni sistemin temel taşlarının oluşturulmasında misyon görev edinen "CoinMan"in, hakkında tüm merak edilenler ve merak edileceklerin kaynağına hoşgeldiniz.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın